loading
topkapi-sarayi-anka-restorasyon

KARİYE MÜZESİ

KARİYE MÜZESİ

Kariye Müzesi

Kariye, eski Yunanca kent dışı (kırsal alan) anlamındaki Khora sözcüğünün Türkçeleşmesidir. 5. yüzyılda yapılan şehir surlarından önce sur dışında bir şapelin varlığı bilinmekte olup, bu şapelin yerine ilk Khora Kilisesi, Doğu Roma Dönemi’nde İmparator Justinianos tarafından (527-565) yaptırılmıştır.

11.yüzyılın sonlarında İmparator I. Aleksios’un (1081-1118) kayınvalidesi Maria Daukaina, tarafından yeniden inşa edilen kilise, Latin istilası (1204-1261) sırasında tahrip edilmiş, II. Andronikos (1282- 1328) döneminde ise Sarayın Hazine Nazırı Theodoros Metokhites (1313) tarafından onarılmıştır. Bu dönemde kilisenin kuzeyine bir ek, batısına eksonarteks ve güneyine şapel (Parekklesion) eklenmiş, yapı mozaik ve fresklerle bezenmiştir.

Kariye’deki mozaik ve freskler Doğu Roma resim sanatının son dönemine (14. yüzyıl) ait en güzel örneklerdir. Bu mozaik ve fresklerdeki derinlik, figürlerin hareket ve plastik değerlerinin verilişi oldukça başarılıdır.

Kariye’yi diğer kiliselerden ayıran bir özellik de Meryem’in hayatını anlatan sahnelerin kabul gören Dört İncil’de dahi anlatılmamış olmasına rağmen, Apokrif  İncillerden faydalanılarak kronolojik bir sıra halinde anlatılmasıdır. Metokhites, Kariye’nin adına mistik bir anlam daha katıp, giriş kapısının üzerindeki “Chora (Latince’de rahim anlamındadır), sınırsız olanın mekanı, İsa’nın ana rahmine sığdığı, vücut bulduğu yer” olarak betimlenen Meryem mozaiğini yaptırarak, kiliseyi Meryem’e ithaf etmiş, bunu yazdığı bir şiirde de anlatmıştır.

Kariye, 1453 yılında İstanbul’un fethinden sonra da kilise olarak kullanılmış, 1511 yılında Vezir Hadım Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.1945 yılında müzeye dönüştürülen yapıdaki mozaik ve freskoların üzeri 1948-1958 yıllarında Amerikan Bizans Enstitüsü’nün yaptığı çalışmalarla açılarak ortaya çıkarılmıştır.